Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği
İzmir Şubesi Dernek Başkanı: Av. Aydın Özcan
SORU: Derneğinizin kuruluş amacını ve çalışmalarını kısaca anlatırmısınız?
CEVAP: Kuruluş çalışmaları 1946 dan önceye dayanıyor.İstanbul`da kurulumuna karar veriliyor.İzmir deki ağabeylerimizin de katkılarıyla İstanbul da 1946 yılında kuruluyor.1954 de İzmir de kuruluyor.Şubesi açılıyor.İzmir`de 1954 den bu yana kesintisiz bir şekilde faaliyet gösteren ilk Balkan Derneği .Eski Yugoslavya Cumhuriyetinden ayrılan Makedonya, Kosova, Bosna Sancak, Kosova Sancak , Balgöç(Bulgaristan)1980 li yıllarda kuruldu.İzmir in ciddi bir bölümünü göçmenler oluşturuyor. Lozan Antlaşması ile Yunanistan`ın Batı Trakya dışındaki tüm bölgelerinden on binlerce mübadil göçmen İzmir`e yerleşmiştir. Bugün İzmir`de Selanik, Drama, Kavala, Girit göçmeni , Batı Trakya, Bulgaristan, Makedonya, Bosna , Kosova ve hatta Romanya `dan ataları veya bizzat kendileri göç eden milyonlarca insan yaşıyor.Derneğimiz 12 Eylül döneminde bile kapatılmayan sayılı kamu yararına çalışan özelliği bulunan derneklerden bir tanesidir. 1954 yılından 1980 li yıllara kadar başta Batı Trakya Türkleri`nin Yunanistan`da uğradıkları haksızlıkları Türk kamuoyuna duyurmada aktif görev almasının yanısıra diğer Balkan ülkelerinde eski Yugoslavya dönemi ve coğrafyası ile Bulgaristan`daki mezalimler sırasında soydaşlarımızın uğradıkları haksızlıkları da İzmir ve Türk kamuoyuna duyurmada öncü görev üstlenmiştir. .
İzmir de şu an için 24 Balkan derneği var, her balkan ülkesinden göçedenlerin kendi dernekleri var ve hatta çok geç kurulmuş olsa dahi Lozan Mubadillerinin ve Selanik Göçmenlerinin bile kendi dernekleri var. Bu da sivil toplum örgütçülüğünü biz göçmenlerin benimsediğini göstermektedir. 2002 yılından beri İzmir`de Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği`nde Başkanlık yapıyorum.Millet vekili adayı olduğumda ara verdim.30 haziran 2011 de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve heyeti ile Sosyalist Enternasyonalin toplantısı için Atinaya gittik.Oradan Sayın Başkan; Kemal Kılıçdaroğlu ve heyeti ile Batı Trakya`ya geçtik. Ana Muhalefet liderinin Batı Trakya gezisi orada yaşamlarını sürdüren soydaşların sorunlarının yerinde tesbiti ve dünya kamuoyuna Batı Trakya`daki Türk varlığının duyurulmasında ve dikkatlerin Batı Trakya`ya çekilmesine neden olmuştur.
AMACI: İlk kurulduğundan bu yana burada ve Batı Trakya`da yaşayan soydaşlarımızın Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yaşam biçimlerini VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLERİNİ dile getirmek ve bunlarla ilgili faaliyetler yapmak.Türkiye de Batı Trakya kültürünü yaşatmak.Batı Trakya`daki Türk eserlerini ve varlığını korumanın yanı sıra başta Lozan Antlaşması olmak üzere yasaların, uluslararası ve ikili antlaşmaların Batı Trakya Türk Azınlığı`na tanıdığı tüm hakları Türk ve Dünya kamuoyunda savunmak gibi amaçları vardır.
SORU: Batı trakyadaki türklerin ve buradaki balkan türklerinin sorunları nelerdir?Bu sorunları, devlet birimlerinde ilgili yerlere götürebildiniz mi?
CEVAP: Batı Trakya Türkleri`nin en önemli sorunu buraya öğrenim görmek amacıyla veya değişik nedenler ile gelen yerleşmek zorunda kalan onbinlerce kişi çalışma izni sorunu ile karşı karşıya kaldı. Bu sorun yıllarca çözümlenmediği için hep yanlış yönlendirmeler yapılarak adeta Batı Trakya boşaltıldı. Yıllarca bu çalışma izni sorunu çözülemediği gibi bu sorunla uğraşan kişilere çözüm olarak Türk vatandaşlığına geçme yolu çözüm olarak sunuldu. Bu ve bunun yanısıra Yunanistan Vatandaşlık Yasasının meşhur 19. Maddesi Yunanistan tarafından yürülüğe konularak Avrupa Irkçılıkla Mücadele Komitesi`nin (ECRI) tespitlerine göre 60.004 Batı Trakya Türkü Yunan vatandaşlığından ıskat edildi. Bu maddeye göre Yunan ırkından olmayan Yunan vatandaşlarının Yunanistan`a dönmeyeceklerine kanaat getirilmesi halinde Yunan vatandaşlığından ıskat edilir hükmü gereği işte bu 60.004 kişi Yunan vatandaşlığını yitirmiş ve Batı Trakya Türk Azınlığı`nın nüfusu eritilmiştir.Avrupa Birliği üyesi Yunanistan`da bu madde 1991 yılına kadar bu madde uygulanmıştır. 1998 yılında derneklerimizin yoğun çalışmaları neticesinde bu ırkçı hüküm Yunan vatandaşlık yasasından çıkarılmıştır. Ancak mağdurlarının mağduriyetleri devam etmektedir, bu yasaya istinaden Yunan vatandaşlığını yitirenler tekrar Yunan vatandaşlığını kazanamamışlardır.
Avrupa Birliğine üye bir ülkenin uyguladığı bir maddeydi bu.Batı Trakya Türkleri Dayanışma Dernekleri ile Yunanistan`daki ve Avrupadaki sivil toplum örgütlerimizin ortak çalışmalarıyla Avrupa ırkçılık komitesinin raporları oluşturuldu ve gündeme getirildi.Vatandaşlıktan çıkarttılar ve geri almadılar.Türkiye de bizim sorunumuzun çözümü konusunda yüksek sesle dile getirmiyor.Biz her zaman sıkıntılarımızı, sorunlarımızı dile getiriyoruz.Ülkemizde ki gerekli ilgili birimlere sorunlarımızı anlatmaya çalışıyoruz.Maalesef ülkemizde ki basında bu konuyu gündeme getirmiyor.Bu kişiler çok mağdur oldular. Seyahat özgürlükleri yok. Yunanistana gidemiyorlar oradan ayrılan Türkler (HAYMATLOS) olan vatandaşlarımız var.Sosyal güvenceleri yok, ikamet tezkereleri ile burada yaşamaya çalışıyorlar, ikamet almak için bir sürü sorun yaşıyorlar, çalışma izni sorunları var, bir yerde çalıştıkları tespit edilirse para cezası uygulanıyor hem işverene hem de kendilerine, Yunanistan`a gidemiyorlar,hasta anne babalarını dahi ziyaret edemiyorlar ya da geçici vize verilmiyor.Binbir zorlukla karşı karşıya insanlarımız.Yunanistan da yaşayan haymatlos vatandaşlarımız dan 20-30 kişi tekrar Yunan vatandaşlığına alındı.
SORU: Haymatlos vatandaşlar Türkiye de hayatlarını nasıl idame ettiriyorlar? CEVAP: Bakkal, manav, tekstilcilik gibi ticari işlerle uğraşıyorlar, Ticaretle uğraşan bu kesime yönelik 2003 yılında 4817 nolu yasa çıkarıldı.2008-2009 da acımasızca uygulandı.Haymatlos,Yunanistan - Bulgaristan Makedonya vatandaşı, vatansız olan kişilere karşı uygulamaya başlandı..Binlerce hemşerimiz bu yasadan etkilendi..40-50 yıllık işletmeler dahil işveren olarak görünen kişilere kaçak çalışıyorsunuz diyerek işverenlere 4-5 milyar TL. para cezası ,yanında karısını, çocuğunu çalıştırana kaçak çalıştırıyorsunuz diyerek ödedikleri SGK primine göre kaçak çalıştırıyorsunuz diyerek alt sınır 572 TL olmak üzere para cezaları uygulandı.İlk etapta bu durum hemşerilerimiz tarafından kabul edilmemiş mahkemelere başvurulmuştur.Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere milletvekillerine mektup yazarak durumlarını bildirmişlerdir, çözüm üretilmesini istemişlerdir.
Buna rağmen bu paralar 6-7-8 bin TL. paraları ödemek zorunda bırakılmışlardır.Bu da hemşerilerimizin ağrına gitmiştir.Bu parayı ödeyen 20 yıldır Türk vatandaşlığına geçmeyen insanlarımız.Türk vatandaşlığına geçmek için müracaat ettiler fakat şimdilik çifte vatandaşlığı Yunanistan tanıyor.Yarın bu kişileri Yunanistan, Bulgaristan 2 vatandaşlıktan birini seçmeye zorlayabilir.Bu durumda Batı Trakya ve Bulgaristan ın boşalmasına, Türk nüfusunun azalmasına neden olur.İkametle burda oturanlar var 20 yıldır burada olup her seçim zamanı Batı Trakya`ya Bulgaristan`a giden orada vatandaşlık görevini yapan ve Türk milletvekillerini Yunan ve Bulgar parlamentolarına gönderen kişiler bu cezalardan dolayı Türk vatandaşlığına müracaat ediyor, etmek zorunda bırakılıyor..Bu durumda korkarım 10 yıl 20 yıl sonra Batı Trakya`yı bu sefer kendi elimizle boşaltmış oluruz. Nitekim Bulgaristan son yerel seçimlerinde Türkiye`de ikamet eden çifte vatandaşlarına oy kullandırmamıştır.
SORU: Yunanistan daki Türk soydaşlarımız için oluşan sorunlar nelerdir?Bunları anlatırmısınız? CEVAP: Batı Trakya Türkü şu an için kendi müftüsünü seçememekte, vakıflarını ve vakıf mallarını kendisi yönetememekte, Yunan devletinin atadığı kişilerce yönetilmekte, halen azınlığımız öğretmenlik formasyonu olmayan kişilerce çocukları eğitilmekte, azınlık liselerinin kapasitesi yetersiz olduğu için Yunan liselerinde eğitim almaya çalışmakta, ana okulu kurulmasına izin verilmiyor, verilse bile çok az sayıda bin bir güçlük ile açılabiliyor. Sivil toplum örgütlerinin isminde Türk ve azınlık kelimesi varsa kuruluşlarına izin verilmiyor. İskeçe Türk Birliği davası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde lehe sonuçlanmasına rağmen resmi tüzük halen onaylanmıyor. Siyasi %3 lük ülke geneli barajı nedeniyle Dr. Sadık Ahmet tarafından kurulan tek Türk partisi milletvekili çıkaramadığı gibi bağımsız adayların da ülke geneli %3 barajına tabi olmaları nedeniyle bağımsız milletvekili de seçilme olanakları yok. Kamu kuruluşlarında Batı Trakya Türkleri istihdam edilmiyorlar. Azınlık basını para cezaları ile karşı karşıya bu nedenle ve ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle birçok azınlık gazete ve radyosu zor durumdadır. En çok da ekonomik kriz nedeniyle halk genel anlamda zorluk yaşamaktadır. Bu konuda da ben Türk hükümetine ve işadamlarına çağrıda bulunmak istiyorum Batı Trakya Meriçin hemen batısında Türkiye`nin yanı başında arada bir meriç nehri var. Batı Trakya`da Türk Azınlığı genelde tarım ile uğraşmakta üretmektedir. Hayvancılık ve diğer tarım ürünlerini üretmektedir. Yurt dışından bu memlekete şu an et ithalatı başta olmak üzere birçok tarım ürünü ithal edilmektedir. Bu ithal ürünlerin bir kısmı Batı Trakya`dan, Bulgaristan`dan ve Makedonya`dan soydaşlardan alınarak ithal edilmeli ve bu coğrafyada yaşayan soydaşlardan ithal edilerek soydaşlara rahat bir nefes aldırılmalıdır. Kaldı ki bu ürünler kaliteli yerli malı kalitesinde ürünlerdir. Türk halkı da kaliteli ürünleri tüketmiş olacaktır. Bu ürünler sanıldığı gibi de pahalı ürünler de değildir.
sizlere teşekkür ederim. bukonulara ortaya koydununuz.daloyı tekrar tekrar teşekkür ederim. batı trakya derneği başkanı olanim sayın BAŞKANIMIZ AYDIN ÖZCAN.beyede teşekkür ederim